1. Ana Sayfa
  2. Boşanma Davaları
  3. Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?

Boşanmada Kadının Hakları Nelerdir?

bosanma-davasi-ne-kadar-surer

Hiçbir evliliğe boşanmak için başlanmaz. Ancak çiftler arasında yaşanan bazı durumlar evliliklerin boşanma ile sonuçlanmasına sebep olabilir. Bu durumda kadınları korumaya yönelik bazı kanun maddeleri vardır. Boşanma sürecinde hakim bu hakları gözetir ve kararlarını bu doğrultuda verir.

Bazı haklardan, dava sonuçlanmadan önce de faydalanmak mümkündür. Örneğin boşanma davası için başvuru yapan bir kadının evden uzaklaştırılma hakkı bulunmaktadır. Bu sancılı ve sıkıntılı süreci tarafların daha iyi bir şekilde atlatabilmesi, hukuk kurallarına uyulmasına bağlıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davaları

Boşanma davaları anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki türdür. Anlaşmalı boşanma davaları, boşanmak isteyen çiftlerin belli başlı konularda anlaşmaya vararak dava sürecini başlatması olarak tanımlanabilir. Bu tür boşanma davaları tek celsede ya da iki celsede sonuçlanabilir. Nafaka ya da çocukların velayeti gibi konular üzerinde tarafların anlaşmaya varmış olması süreci kısaltır ve daha az manevi hasarla atlatılmasını sağlar.

Evli bir çiftin boşanmaya karar vermesi, genellikle birden bire olan bir durum değildir. Yaşanan olumsuzluklar ve anlaşmazlıklar onları ayrılma noktasına kadar getirir. Yaşanan onca tatsızlığın ardından, iki insanın oturup bazı konularda anlaşmaya varması imkansız gibi görünebilir. Ancak mantıklı davranmak ve gerekirse bir boşanma avukatından yardım alarak anlaşmaya varılması, iki taraf için de iyi olabilir. Ancak hiçbir koşulda bir anlaşmaya varılamıyorsa, dava bu kez çekişmeli boşanma davası olur. 

Anlaşmalı boşanma davalarında kadının velayet hakkı, nafaka hakkı, maddi ve manevi tazminat hakkı mevcuttur. Talep etmesi halinde ise evden uzaklaştırılabilir. Kadınların boşanma sürecinde herhangi bir baskıya ya da şiddet türüne maruz kalmaması için evden uzaklaştırma seçeneği devreye girebilir.

Çekişmeli Boşanma Davaları

Eğer boşanma konusunda ya da boşanma davasının detayları konusunda taraflar bir anlaşmaya varamazsa, dava bu kez çekişmeli boşanma davasına döner. Çekişmeli boşanma davalarında tarafların anlaşamadığı konulara, davaya bakılan hakim tarafından karar verilir. Hakimin karar verme sürecinde, mahkemeye sunulan deliller etkilidir.

Eğer nafaka, tazminat ya da çocukların velayeti gibi konularda bir anlaşma sağlanamadıysa, hakim bu konularda karar verebilir. Çekişmeli boşanma davaları bu sebeplerden dolayı uzun sürer ve taraflarda manevi anlamda sıkıntı yaratır. Dava açma sürecine kadar zaten birçok kez gerginlik yaşayan kişiler, davanın açılmasıyla birlikte daha fazla gerilebilir. Bu süreç boyunca kadının korunması çok önemlidir.

Kadının Evden Uzaklaştırılması Hakkı

Kanunlarda kadın haklarının korunması önemlidir. Boşanma sürecinde ise zaten gerginlik ve tartışma yaşayarak bu noktaya gelmiş insanlar daha fazla gerilir. Bu durumda kadının şiddet görme, hakarete uğrama ve baskı görme tehlikesi vardır. Eğer boşanma davası süreci başlayan bir kadın evden uzaklaştırılmayı talep ediyorsa, herhangi bir delil aranmaksızın bu isteği kabul edilir. Karşı tarafın dinlenmesine ve kendini savunmasına bu süreçte gerek yoktur. Boşanmaya karar vermek zaten birbiriyle iyi anlaşan çiftlerin yapacağı bir iş değildir. Eğer karşımızda evliliklerini bitirme kararı almış bir çift bulunuyorsa, bu zamana kadar zor ve sancılı zamanlar geçirdikleri tahmin edilebilir.

Boşanma davası açıldığından erkeklerin kadına şiddet uygulaması, tehdit ve hakaretlerde bulunması, yıldırma çabaları olabilir. Bu gibi durumlara maruz kalmamaları adına, kadının evden uzaklaştırılma hakkı mevcuttur.

Kadının Velayet Hakkı

Boşanma sürecinden en çok etkilenen, şüphesiz ki çocuklardır. Çocukların boşanma sonrasında hangi tarafta kalacağını ise velayetinin kimde olacağı belirler. Çocukların ya da çocuğun velayetini alan kişi onun eğitimi, beslenmesi, barınması gibi durumlardan sorumlu olur. Diğer taraf ise çocuk için nafaka ödeyebilir. Sonuç olarak çocuğun bakımıyla ilgili tüm iş ve işlemleri yürüten taraf, velayeti alan taraftır.

18 yaşına gelene kadar çocuklar mahkemece dinlenmez. Hakim ilgili durumları değerlendirerek velayet konusunda bir karara varır. Çocukların bakımı sürecinde genel olarak anneye ihtiyacı olduğu kanısına varıldığından, kadının velayet hakkı önceliklidir. Ancak kadının çocuğa bakacak durumda olmaması, gerekli barınma koşullarına sahip olmaması ya da ruh sağlığının bir çocuğun sorumluluğunu almaya elvermemesi gibi durumlar söz konusu olduğunda, velayet babaya verilebilir.

18 yaşını geçen çocuklarda ise, velayet sürecinde çocuk da mahkeme tarafından dinlenir. Burada çocuğun anne ya da babasında kalmayı istemesi, hakimin velayet kararında belirleyici olur. Eğer taraflar aralarında anlaşmaya vararak boşanma davası açıyorlarsa, çocukların velayeti konusunda da anlaşmış olmaları gerekir. Aksi takdirde anlaşmalı boşanma olmaz ve çekişmeli boşanmaya gidilir. Velayet konusunda karar hakime bırakılmış olur. Bu durumda mahkemeden çıkan karara, her iki taraf da uymak zorundadır. Çocukların velayetini almayan tarafın ise çocuklarla olan kişisel ilişkileri belirlenmelidir. Çocukları görebileceği gün ve saatler ile görme sıklığı, nerede görebileceği gibi durumlar, çiftlerin anlaşamadığı durumlarda mahkemece belirlenir.

Velayet davalarının sonradan açılması da mümkündür. Ancak genel olarak boşanma davası sırasında bu konunun da netleştirilmesi yoluna gidilir. Eğer anlaşmalı boşanma söz konusu ise boşanma protokolünde mutlaka velayet konusuna değinilmelidir. Çocukların velayetinin kimde olacağı net bir şekilde ifade edilmelidir.

Maddi ve Manevi Tazminat Hakkı

Boşanma sürecine gelene kadar, maddi ya da manevi yönden yaşadığı kayıplar için tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Boşanma davasını açan kişi kadın olabilir ya da kadın davalı tarafta olabilir. Her iki durumda da maddi ya da manevi tazminat talep etme hakkı vardır.

Anlaşmalı boşanmalarda, tarafların tazminat konusunda anlaşmaları gerekir. Hangi tarafın kime, hangi tutarda, ne tür bir tazminat ödeyeceği açıkça belirtilmelidir. Yalnızca kadınların değil erkeklerin de tazminat talep etme hakkı bulunur. Eğer her iki tarafın da böyle bir talebi yoksa anlaşmalı boşanma protokolüne bu bilgi de eklenmelidir.

Nafaka Hakkı

Boşanma sonrası için kadının yoksulluk nafakası talep etme hakkı vardır. Eğer mahkeme tarafından bu isteği haklı görülürse, erkek düzenli olarak eşine nafaka ödemek durumunda kalır. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar bu konuda bir fikir birliğine varırlar. Hangi tarafın kime, ne kadarlık bir yoksulluk nafakası ödeyeceği boşanma prokolüne bir madde olarak yazılır. Eğer hakim bu maddeyi uygun bulursa, onay verir ve anlaşılan şekilde nafaka ödemesi devam eder.

Eğer çekişmeli boşanma ise, nafaka konusuna karar verecek olan kişi hakimdir. Kadının yoksulluk nafakası talebi olsa bile hakim uygun görmediği takdirde, nafaka ödemesi alamaz.

Bir diğer nafaka türü ise iştirak nafakasıdır. Boşanma davası sonrasında çocuk için ödenen nafakaya denir. Eğer çocuğun ya da çocukların velayeti annede kalırsa, babalarının iştirak nafakası ödemesi gerekir.

Boşanma Protokolü

Boşanma sürecinde kadınların herhangi bir hak kaybı ya da mağduriyet yaşamaması için boşanma protokolünün etraflıca hazırlanması gerekir. Bu konuda boşanma avukatları bilgi ve tecrübe sahibidir. Önemli detayların atlanmaması açısından bir avukatla görüşerek boşanma protokolü konusunda destek almak doğru bir adım olacaktır.

Boşanma protokolü anlaşmalı boşanmalarda, mahkemeye başvurmadan önce hazırlanabilir. Bu protokolde kadının haklarını koruyan maddeler eklenmelidir. Kadının haklarından biri olan nafaka konusu netleştirilmeli, tüm ayrıntıları ile boşanma protokolünde yer almalıdır. Eğer tazminat isteniyorsa, tarafların anlaşması halinde bu durum da boşanma protokolüne yazılmalıdır. Kadının maddi ya da manevi tazminat talep etme hakkı bulunur.

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
Yorum Yap

Yorum Yap