1. Ana Sayfa
  2. Uncategorized
  3. Velayet Davası Nedir? Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

Velayet Davası Nedir? Velayet Davası Ne Kadar Sürer?

velayet davası nedir

Boşanmaya karar veren eşler arasında, boşanma davası süresince ve boşanma sonrasında en sorunlu konulardan bir tanesi de çocuğun velayetinin kimde kalacağı konusudur. Velayet davaları boşanma davası devam ederken görülebileceği gibi mahkemenin boşanmaya karar vermesinden sonra da velayet davası açılabilmektedir.

Velayet Davası Nedir?

Evli olan eşlerden çocuklarının velayeti, hukuki bir sınırlama neticesinde bir işlem yapılmadığı sürece anne ve babadan alınamayacağı bir haktır. Ancak Boşanma davalarından sonra velayeti kendisinde olmayan eş, çocuğun velayetini alabilmek için ilgili mahkemeye velayet davası açabilmektedir. Velayet davaları 18 yaşından küçük reşit olmayan çocukların velayetini almak için açılan bir dava türüdür.  Hakim kararını verirken velayetin kimde kalacak konusunda Türk Medeni Kanununun 337. maddesi (anne ya da baba evli değilse çocuğun annede kalacağına dair madde) 340. maddesi (eğitim),  342. maddesi (çocuğun temsil edilmesi) ve 346.  maddeleri (çocuğun korunması önlemleri) gereğince çocuğun eğitimi, bakımı, eğitim giderleri, kişilik ve mali haklarının korunması, hak ve ödevler, çocuğun sosyal çevresi ve arkadaş grubundan ayrılmaması gibi hususlara dikkat ederek karar vermektedir. Mahkeme velayet davası konusunda kararını verdikten sonra velayeti alamayan eş, velayetin değiştirilmesine yönelik dava açabilmektedir.

Velayet Davalarında Dilekçe Aşaması

Boşanma davası sırasında ya da boşanmaya kararı verildikten sonra velayet davası açılabilir. Velayet davası açılabilmesi için hazırlanan dilekçe Aile Mahkemesine teslim edilir. Bu dilekçe mahkeme tarafından incelenir ve 7 gün içerisinde tensip dosyası hazırlanır. Dilekçe,  30 gün içerisinde davalı tarafa tebliğ edilir. Davalı tarafa dilekçenin tebliğ edildiği tarihten itibaren davalının. 14 gün içerisinde cevap verme zorunluluğu bulunmaktadır.

Velayet Davasında Ön İnceleme Duruşması ve Karar Duruşması

Davalı tarafa velayet davasına dair dilekçenin gönderilmesi, davalının dilekçeye istinaden vermiş olduğu cevap ve bunun ardından velayet davasının görüleceği duruşma gününün tebliğ edilmesi ve duruşmanın yapılması ön inceleme duruşmasıdır. Ön inceleme duruşması süresi 60 gün olarak belirlenmiştir. Ön inceleme duruşması işlemlerinin tamamlanmasından sonra dava dosyası ile ilgili varsa eksik delillerin toplanması ve ikinci bir duruşmanın yapılması için verilen süre 70 gündür. Velayet davası karar verilmeden önce gerekli görülürse uzman görüşü alınması, konuyla ilgili rapor hazırlanması, tanıkların dinlenmesi ve delillerin toplanmasından sonra velayet kararı verilmektedir. 30 gün içerisinde Aile Mahkemesi velayet davası konusu ile ilgili gerekçeli kararını yazar ve hâkim onaylar.

velayet davası ne kadar sürer

Velayet Davası Sonuçlanma Süresi

Genel olarak davalarda karar verilmesi süresi; mahkemenin iş yoğunluğuna, ön duruşma aşamasında dilekçenin tebliği ve tebliğde belirlenen adrese ulaşılamaması, davanın adli tatil sürecine denk gelmesi, personel durumu gibi birçok etkenden dolayı uzayabilmektedir. Bazı durumlarda dava içeriğinin farklı konuları içerecek şekilde yoğun olması gibi nedenlerle bu süreç daha da uzayabilmektedir.  Velayet davası kararının verilmesi yani sonuçlanma süresi genellikle 7-8 aydır.  Ancak avukat tutulması ve avukatın süreci takip etmesi, çocuk hakkında çocuğun eğitim durumu, geleceği hakkında konular gibi hususlarda detaylı ve ikna edici beyanların verilmesi, delillerin hızlı bir şekilde toplanması, tanıkların dinlenmesi ve prosedüre uygun eksiksiz dosyanın hazırlanması, dava sürecinin kısa sürede sonuçlanmasında doğrudan etkilidir. Dava neticesinde çocuğun velayeti anneye ya da babaya verilmektedir. Boşanma davaları sonrasında velayetin engellenmesi, kötüye kullanılması, görevin aksatılması gibi durumlarda velayet verilen kişi sorumlu olmaktadır.

Velayetin Kaldırılması ya da Değiştirilmesi Davası

Velayet davası kararı sonrasında çocuğun velayetinden sorumlu tarafın, çocuğa kötü muamele yapması, kararda belirtilen hükümlere uymaması gibi sebeplerden dolayı velayetin kaldırılması ya da değiştirilmesi davası açılabilmektedir. Aile Mahkemesi’nin verdiği karar sonrasında karşı taraf bu hususları gerekçe göstererek itiraz edebilir ve velayet davası açma hakkı bulunmaktadır. Hâkim kararını verirken velayetin kime verileceği konusunda bazı kriterlere dikkat ederek karar vermektedir.  Çocuğun sağlık giderleri, eğitim durumu ve geleceği ile ilgili konular doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğundan, hâkim çocuğun lehine olacak hususları göz önünde bulundurarak karar verir. Bu karar içerisinde anne ya da babadan hangisinin maddi durumu iyi ise, çocuğun psikolojik olarak en rahat edeceği taraf ve genel olarak çocuğun faydasını olacak şartlara haiz tarafa çocuğun velayetini vermektedir.  Hâkim, bu kararı vermede takdir yetkisini kullanmaktadır.  Bu karar verildikten sonra ilerleyen süreçlerde hâkimin kararda belirtiği hususlara riayet edilmemesi ya da vasinin ekonomik ve sosyal durumunun bozulması halinde karşı taraf ilgili mahkemeye velayetin değiştirilmesi talebinde bulunabilir.

Velayet Davalarında Avukatın Önemi

Ülkemizde her davada olduğu gibi velayet davalarında da kararlarının verilme süresini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Mahkemenin yoğunluğu, dosyanın kapsamı, resmi işlemlerin yürütülmesi aşaması gibi nedenlerle dava süresi uzayabilmektedir.  Buna ilave olarak Avukat tutmadan davanın takip edilmesi, bu sürecin daha da uzamasına sebebiyet verecektir. Bu yüzden mutlaka avukattan hukuki destek alınması gerekir. Avukat aracılığıyla işlemlerin yürütülmesi, prosedüre uygun olarak işlemlerin takibi, hukuki sorunların çözümü gibi konularda etkin ve hızlı bir şekilde sorunların çözülmesi ve kısa sürede kararın verilmesi sağlanır.

Velayet Davalarında İşlemlerin Süreleri

  • Velayet davası açılmasına yönelik dilekçenin, Aile Mahkemesine verilmesi ve bu dilekçeye göre tensibin hazırlanması 7 gün içerisinde gerçekleşmektedir.
  • Velayet dava dilekçesinin Aile Mahkemesi’ne teslim edilmesinden itibaren davalı tarafa konunun tebliğ edilmesi süresi 30 gündür.
  • Tebliğ tarihinden itibaren davalının 14 gün içerisinde dilekçeye cevap vermesi gerekir.
  • Ön inceleme duruşması 60 gün olarak belirlenmiştir.
  • Ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra, dava konusu ile ilgili diğer delilerin toplanması varsa eksik delillerin temin edilmesi aşamasına geçilir. 70 gün içerisinde velayet davasının görülmesi için ikinci duruşma yapılmalıdır.
  • Duruşmalar neticesinde hâkimin kararını vermesi, onaylaması ve gerekçesini yazması için belirlenen süre 30 gündür
velayet davası ücreti

Velayetin Değiştirilmesi Kararına İlişkin Haklı Sebepler Nelerdir?

Velayet davası açıldıktan ve karar aşamasından sonra, velayetin verilmediği kişi, bazı haklı gerekçelerle velayetin değiştirilmesi talebinde bulunabilir. Bu gerekçeler ise;

  • Velayetin verildiği anne ya da babanın, mahkeme kararında belirtilen hususlara uymaması yani yükümlülüklerini yerine getirmemeleri.
  • Çocuğun masraflarının (eğitim masrafları, bakımı gibi) velayetin verildiği kişi tarafından karşılanmaması.
  • Velayetin bırakıldığı anne ya da babanın, çocuğa kötü muamelede bulunması.
  • Çocuğun velayetinden sorumlu anne ya da babanın, çocuğu karşı tarafa fiilen bırakması. Örneğin; Mahkeme anneye bırakmış ancak anne yanında kalması gereken çocuğun sürekli baba da kalıyor olması velayet değiştirme davasının açılma sebeplerindendir.
  • Çocuğun ya da çocukların diğer tarafa gösterilmemesi.
  • Anne ya da babanın; çocuğun sosyal gelişimine psikolojik ve ruhsal anlamda olumsuz etkileyebilecek davranışlar içerisinde bulunması. velayetin değiştirilmesi konusunda en önemli gerekçelerden bir tanesidir.

Velayet Konusunda Türk Medeni Kanununda Yer Alan Bazı Hükümler

Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesinde yasal bir sebep olmadıkça anne babadan velayetin alınamayacağı hüküm altına alınmıştır.

336. maddesinde anne ve babanın beraber evli olması süresince, her ikisinin velayeti birlikte kullanacağı, eğer eşler boşanmışsa hâkimin uygun gördüğü tarafa çocuğun velayetini verebileceği belirtilmiştir. Ayrıca anne ya da babadan birinin vefat etmesi durumunda ise çocuğun sağ kalan tarafa bırakılacağı belirtilmiştir.

337. maddede anne ve babanın evli olmaması durumuna göre velayetin anneye ait olduğu, ancak annenin çocuğa bakamayacak durumda olması ya da vefat etmiş olması gibi durumlarda hâkim, çocuğun faydasına olan hususları göz önünde bulundurarak velayeti babaya verebileceği ya da bir vasi atayacağı belirtilmiştir.

338. madde kapsamında ise ergin olmayan üvey çocukların her türlü bakımına eşlerin, özen göstermesi gerektiği ve bundan sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.

340. maddede anne ve babanın çocuklarının her türlü bakımını, eğitimini, bedensel, ahlaki, ruhsal ve sosyal gelişimini sağlamakla olanakları çerçevesinde sorumlu olduklarını, özellikle engelli çocukları varsa bu çocuklara yönelik her türlü eğitimlerini sağlamakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.

342. maddede ise anne ve babaların velayetleri çerçevesinde diğer kişilere karşı çocuk/çocukların yasal temsilcisi oldukları hüküm altına alınmıştır.

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]
Yorum Yap

Yorum Yap